“İstanbul ve Zaman”

Uzun süredir adam akıllı birşeyler yazamıyorum. Aslında bugün zaman kavramının üzerine yazacağım birazcık… Üniversite’nin ilk dönemini 20.01.2012 itirabiyle son buldu. Sınavlar, projeler vs. derken baya bir sıkıştık ama sabrın sonu selamet dedik devam ettik. Önceleri Eskişehir’e gitmeyi düşündüm orasıda olmazsa Kırıkkale’ye babamların yanına gitmeyi. Sonra dedim ki biraz mola ver ve vaktini kendine ayır. Epeydir elime almadigim kitaplar beni bekliyor. Kitap okurken de mutlu olduğumu anlıyorum tabiki. Onun yanında tabiki birçok film indirdim izlemek amaçlı.

Bunlardan önce tabiki zaman kavramı. Ne zaman karar vermiştim İstanbul’a gelmeyi ve ne zaman gelmiştim? 5 ay oldu neredeyse… Güzel günler ne çabuk geçiyor aslında değilmi? İstanbul’un bana neler kattığını ve neler götürdüğünü anlıyor insan… İlk başları İstanbul benim için kalabalık ve karışık gelmekte, insanlar korkutucuydu. Tabiki belli bir süre geçince insan alışıyor herşeye… İstanbul bana yapmam dediğim şeyleri yaptırıyor.. Şiir yazmaya başladım mesela kendi çapımda. Şehir tiyatrolarına gidip, tiyotra izlemeye; insanlarla beraber kitap okuyup, onun üzerine konuşmalar yapmaya başladım… Uzak kaldığım bilişim dünyasına İstanbul’da daha yaklaşıyorsun ve bizzat konferaslara katılma şansı yakalıyorum. İstanbul’da yaşamak başlı başına ikinci bir üniversite olduğunu düşünüyorum.

“İstanbul ve Zaman” aslında ne kadarda hızlı akıyor farkında olmadan…

 

21.01.2012 – 09.27
Onur Reha YILDIRIM

You may also like

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir